2 Eylül 2009 Çarşamba

Denizli / Pamukkale / Karahayıt - gittik gördük beğendik...

Efendim saygılar,selamlar,sevgiler...

Bu sefer ki durağımız güzel ilimiz Denizli'nin Pamukkale bölgesi. Şimdi öncelikle nasıl gidilir faslından başlayalım; ben oraya İzmir üzerinden gittim yaklaşık 3 saat sürüyor ve ücreti 18 ytl ama İstanbul üzerinden yaklaşık 11 saat ve ücret 50 ytl. Bunun üzerine bir de oradan Pamukkale/Karahayıt minibüsüne biniyorsunuz 2.5 ytl karşılığı ve yaklaşık yarım saat yol sürüyor.
...
...
Şimdik Pamukkale deyince akla bembeyaz travertenli yer akla geliyor aynen burası böyle Tam anlamıyla Yaradanın özenerek bezenerek yarattığı yerlerden biri. Artık yılların pisliğine dayanamamış olsa da hala güzel hala görülmeye değer. Şimdilerde Kültür ve Turizm bakanlığımız koruma altına almış ve içeri girmek 20 ytl ama müze kart alabiliyorsunuz aynı ücrete ve böylelikle pek bir pahalıya gelmiyor tabi müze, sit ve ören alanlarını gezmeyi seviyorsanız. :) Artı olarak Pamukkale dedikleri yer yalnızca bu beyaz örtüyle çevrili mekandan ibaret değil; orası antik bir kent ve çok süper tarihi kalıntılar mevcut ve bilhassa anfi tiyatro görülesi bir yer.
...
...
Bana kalırsa ne yola ne masrafa aldanmayın ve en kısa zamanda burayı görmeye gidin ve gidincede orada ki turistlere bakıp utanın. Ülkemin en güzel yerlerini biz görememişken onlar binlerce kilometre uzaktan gelip nasıl geziniyorlar ortalıkta. (tabi onların parası var bunun bende farkındayım ama bizim hiç mi yok )
Ben 3gün kaldım burada ve bu zaman zarfı içinde Karahayıt denilen küçük bir belde ama neredeyse sadece pansiyonlardan oluşan bir beldede konakladım. Tabi sadece pansiyonlar yok, 5 yıldızlı otellerde mevcut ve gercekten o kadarda pahalı yerler değiller. Pansiyonların odalık ücretleri 40 ytl den başlıyor ve konforuna göre 20 ytl ye kadar iniyor. Otellerde ise kişi başı 35 ytlden başlayıp yukarı doğru çıkan bir fiyat silsilesi var. Karahayıt ana olarak tek bir cadde ve bu cadde boyunca üst katları pansiyon, yolda kalan kısımları ise dükkanlardan oluşan,cıvıl cıvıl bir yer.Bu çarsı boyunca gerek akşam gerekse gündüz yürümek inanın insana zevk veriyor. Bilhassa haftasonları havada güzelse tadından yenmez bir hal ve tavır takınacağından şüphem yok.
....
.....
Ben tabi normal olarak mevsiminde gitmedim buraya sonbahar uğramıştı ben sokaklarda dolaşırken. Ama yinede sokaklarda el emeği göz nuru işlemeleri, yemenileri satan teyzelerim, kestane kebap yapan amcalarım, nar suyu sıkıp satan yaştaşlarım vardı.
Bu Karahayıtın bir diğer özelliğide suyunun kaplıcasal özelliğe sahip olması ve Türkiye genelinde kırmızı su olarak ün yapması. Su gercekten çok sıcak ve kırmızı. Ben Türkiye'de bir çok kaplıcayı gezdim gördüm ama burası bana farklı bir deneyim oldu. Karahayıtın içinde de kırmızı suyu göstermek amacıyla küçük travertenler var ve bunlar suyun özelliğinden dolayı kıpkırmızı olmuşlar.
.....
......
......
Birde burada ki canlı alabalık çiftlikleri dikkatimi çekti. Sizi Karahayıt'tan servisle alıyorlar, Yaklaşık 30 km yol götürüyorlarlar, İkişer tane alabalık, salata, cay ve bunun bedeli olarak 10ytl ye ağırlıyorlar. Biz Malçok alabalık tesisine gittik, Sahibi Mustafa amcaya internetten okuduğunuzu ve benim selamımı getirdiğinizi söylerseniz size daha güzel bir ikram yapacaktır.
Neyse uzun lafın kısası gittim, gördüm, gezdim sizlere de tavsiye ederim.
Ammaaa Erdal senin dediklerin bize kafi gelmedi ekstra bilgi isteriz derseniz; buyrun Karahayıt Belediyesinin internet sitesini ziyaret ediniz.

1 yorum:

  1. 3 yıl önce gitmiştim . O zamnalar pamukkale'de oteller vardı orda kalmıştık . Sanırım oralar kapatılmış artık . Pamukkaleye girişte de ücret yoktu diye hatılıyorum ama baya bir değişmiş anlaşılan . Doğa harikası bir yer...

    Karahayıtta aklıma takılan tek şey , o kadar kalabalık oluyor ki suyun içi , hala şifalı oluyor mudur ki :))

    YanıtlayınSil