21 Temmuz 2009 Salı

Adını çiçekten alan nakış gibi bir şehir - Safranbolu



Safranbolu, güzel Anadolu'muzun en güzel kentlerinden biri, adını aldığı Safran çiçeğinden esinlenilerek adeta kanaviçe gibi işlenmiş. Atalarımızın, Anadolu insanımızın, zevkini, aile yapısını, komşu ilişkilerini, şehircilik anlayışını, yaşantısını en ince ayrıntısına kadar gösteriyor. Şu an ki güzelliği, yapısal özellikleri O'nun tarihte ne kadar önemli bir yerleşim alanı olduğunu gösteriyor bize. Hatta bu özelliklerinden dolayı şu an da UNESCO tarafından dünya koruma mirası içine alınmış durumda.


Ben de bir vesile geçtiğimiz hafta içinde bu güzeller güzeli mekana gitme şansını elde ettim. Yaz günü, kumsal boylarına gitmek, havuz başında serinlemek varken bizim yaptığımız da iş mi şimdi değil mi? Ama emin olun gittiğinize kesinlikle pişman olmayacağınız bir yer Safranbolu. Şu an ikiye ayrılmış durumda, yeni ve eski Safranbolu, yeni Safranbolu bildiğimiz bir şehir, trafiğin, her türlü dükkanın, üniversitenin olduğu, ama eski Safranbolu, tarihini dokusunu şu gün hala korumakta, eski konaklarıyla, çarşılarıyla, sokaklarıyla, insanlarının sıcaklığıyla.


Biz Safranbolu gezimize Hıdırlık Tepesinden başladık, Hıdırlık denilen yer, eski Safranbolu'yu tepeden net olarak görebileceğiniz, çok güzel bir seyir tepesi, içeri giriş 2,5tl (bir içecek dahil). Kafe ve seyir hizmeti veriyor, içerisinde tarihin önemli zatlarından sayılan kişilerin türbeleri ve 1-2 tarihi eser var. Asma balkona oturup, saatlerce çay içip sohbet etmek, ve Safranbolu'yu izlemek eminim ki büyük zevktir.


Bu yanda fotoğrafınızı gördüğünüz çiçek, işte Safranbolu'ya adını veren Safran bitkisinin heykeli. Bu bitkinin kullanılabilir halinin içinde 142 çeşit daha çiçek özü ve bitki varmış ve bugün kü kilogram fiyatı tam tamına 15.000 tl yani eski parayla 15 milyar lira ve gram üzerinden satın alıyorsunuz. Bir çok alanda kullanılabilir durumda, ama Safranbolu'ya gittiğinizde genel olarak, safran lokumunu, safranlı çayı, ve safrandan yapılan bir çeşit tatlı olan Zerde içinde Safranı görebiliyorsunuz, bununla birlikte minik poşetler için 1 gr'mı 15tl olmak üzere satın alabilme ihtimaliniz var.

















Bu iki fotoğrafta gördüğünüz şeyler ise, biri Safran ile ilgili her şeyi bulabileceğiniz Safran Çiçeği adlı dükkan, diğeri ise, babannemin biz çocukken çok yaptığı genellikle biz de sünnet, nişan gibi özel günlerde yapılan, yapı itibari ile sütlaç'ı andıran bir tatlı olan Zerde tatlısı.




Şimdi her şeyi bir köşeye bırakalım ve şöyle bir konakta yaşadığımızı hayal edelim. Düşünsenize 3-4katlı bir konak, 20'ye yakın oda, tüm çocuklarınızla hatta torunlarınızla aynı evi paylaşıyorsunuz, tüm örtüler, bembeyaz, her şey el işi, özel sohbet odalarınız var, ve kesinlikle ses bir odadan diğer odaya gitmiyor, neredeyse 150yıllık bir ev, her odanın kendine özel banyosu, tuvalti, her oda güneş ışığını eşit alacak, ve bayan erkek çoluk çocuk rahatsız olmayacak şekilde dizayn edilmiş. Size şöyle bir şey desem acaba inanır mısınız? Safranbolu'da bütün evler birbirinin güneşini ve manzarasınız kesmeyecek, komşuyu rahatsız etmeyecek şekilde imar edilmiş. Sizce bu nasıl bir hoşgörüdür. Bence muhteşem. Atalarımız ve Anadolu'da her dönem içinde yaşayan insanlar ne kadar zevkli ve düşüncelilermiş.


Şimdi gelelim bazı ne yapılmalı sorularına? Safranbolu'ya nasıl gidibilir? Biz Safranbolu'ya Kastamonu üzerinden geldik, dönüşte Sinop üzerinden İstanbula geri döndük, yol gerçekten güzel, bu ara biraz yol bakımları olsa da rahat gidip gelebilirsiniz iki yol üzerinden de.

1- Safranbolu bugün eski evleriyle olduğu kadar lokumuyla dünyaya ün salmış bir kentimiz. Çarşıdaki konakların çoğu tarihi lokumcu dükkanları ve gezi odalarına sahipler. Bunlardan birine girip, hem lokum alabilir, hem Safranbolu tanıtım filimlerini izleyebilir, hem klasik Safranbolu evini görebilirisiniz. Bunlar içinde benim size tavsiye edebileceğim. İmren lokumculuk. Belki işleri bu ama gerçekten çok misafirperverler. Lokum almayı unutmayın.

2-Hemen merkezinde Cinci Han Kervan Sarayı var, hamamıyla,lokantasıyla,çarşısıyla bugün halen hizmette ve giitiğiniz zaman ilk göreceğiniz yerlerin başında gelmeli. Ziyaret etmeyi unutmayın.

3-Safranbolu'nun kendine has bağlar gazozu ve Safranbolu simiti var tatlarına muhakak bakın.

4- Karnınız açıktıysa, gerek cinci han içinde gerekse eski çarşı içinde bu ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Benim tavsiyem, merkez lokantası, köftesinin tadına bakmalısınız.

5- Hıdırlık tepesinin tam karşısında, yine Safranbolu'yu tepeden görebileceğiniz, eski hükümet konağı, bugünün kültür ve şehir müzesi var, hem Safranbolu'yu farklı bir açıdan görmek hem müzeyi görmek için buraya uğrayayın.

6-Eğer gerçek bir konak görmek istiyorsanız, Mümtazlar Konağına gidilmeli, nargile ve türk kahvesi keyfi yapılmalı.

7- Safranbolu'nun yaklaşık 10km gerisinde, şu an ülkemizdeki koruma altındaki 2 köyden biri olan Yörük Köyü ziyaret edilmeli. Benim bu köydeki tavsiyem, Sipahioğlu Konağı (gezi evi).

8-Eğer daha eski bir tarih meraknız varsa, Safrabolu yakınlarındaki Eskipazar ilçesinde de Hadrianapolis antik kenti mevcut, eğer şartlarınız müsaitse bence görülmesi lazım.

Ben de bunların hepsinin fotoğrafları var aslında, ama hepsini buraya ekleyip, sizi Safranbolu'ya doyurmak istemiyorum, azcık merak edin ki, gidip görün :) elbet bu yazının altına, gerek Safranbolu'lular gerekse daha önce oraya gitmiş insanlar yada yetkiler yorumlar yazacaklar benim görmediğim duymadığım gitmediğim noktaları yazacaklar, işte o zaman benim yazım tamamlanmış olacak. Ben Safranbolu'ya kendi adıma 10 puan veriyorum ve hepinizin bir gün muhakkak bir şekilde oraya uğramasını tavsiye ediyorum. Saygı ve selamlarımla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme